şiirlerim ve ben - Blogcu



şiirlerim ve ben

15/8/2008 - YALNIZ SENİ ÖZLEMEK GELİYOR İÇİMDEN....

Kategori: Benim Siirlerim
Yalnızca seni özlemek geliyor içimden...
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde Kağıdı,kalemi elime alıp,seninle dertleşmek,yalnızca sana yazmak yalnızca seni özlemek geliyor içimden...
Sana yazmak...
"Sana seni Yazmak"
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları...
Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı
alnından öperken yağmur taneleriyle tüm benliğimle sana yağmak istiyorum...
Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın
Ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.
Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına!
Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.
Bu gece gene yağmur yağıyor...
Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.
Yağsın,yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı!
Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...
İşte seni haykırıyorum!!!
Sensizliğe alışamamış yüreğime!!!
Bu gece gene yağmur yağıyor.
Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde.
Gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece.
Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı
ile kıvranan kaldırımlara.
Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında...
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...
Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.
Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...
Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara.
Seni arıyorum,erimekteyim...
Karanlık geceye inat AY gökyüzünde...
Ve gökyüzü
YÜREĞİMDE.....
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/8/2008 - Seni Seviyorum...

Kategori: Benim Siirlerim
Seni seviyorum...

Çünkü her sabah kalktığımda
Bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana...
Ben güne seninle başlıyorum...
Ve hergün gün hayatı yeniden keşfediyorum..

Seni seviyorum...

Çünkü gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan
en parlak renksin sen...
Herşey senin renğini taşıyor...
Ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.

Seni seviyorum...

Çünkü soğuk günlerde içimi ısıtan meltemsin...
Sıcak günlerde içime ferahlık veren kuzey rüzgarı...
İliklerime işleyerek esiyorsun...

Seni seviyorum...

Çünkü herşeyde sen varsın...
Nasıl olmayacaksın ki?
Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin...
Yüreğimin en derin köşesindeydin...
Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun...
Ve ben orada olduğunu farkedince hakettiğin yere çıkardım seni...

Seni seviyorum...

Çünkü hep benimlesin...
Seni görmem için yüzüme bakmam gerekmiyor...
Gözümü kapatsam oradasın...
Gördüğüm her yüz aslında sensin....

Seni seviyorum...

Çünkü gözlerinin içindeki binlerce yıldız gecenin karanlığını delip geçiyor...
Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum...
O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi...
Gözlerim kamaşıyor ama şıkayetçi değilim aydınlığından...
Güneş doğmasa, yıldızlar kaybolmasa diyorum...
Ama biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda...
Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma...

Seni seviyorum...

Çünkü her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor...
Her gülümseyişin, karamsarlığı yıkıyor, umutsuzlugu parçalıyor...
Bir çicek bahçesine çeviriyor çorak dünyayı...
Çiçek dedim ya...
Bir çiçek adı verseydim sana PAPATYA olurdun...
Açısıyla dünyaya, insanlara baharın geldiğini müjdeleyen papatya...
Iddiasız ama güzel...
Güzel ama kibirsiz...

Seni seviyorum...

Çünkü seni sevmeyi, sana dokunmayı, seni dinlemeyı,
sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum...
Seninle birlikte insana dair ne varsa onları da seviyorum...
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken
Ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum...
Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum...
Seni yeterince anlatabildim mi diye...
Ama biliyorum ki hiç bir kelime seni anlatmama yetmeyecek...


                                                                                 CeRoSh66
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/8/2008 - Duygusuzluğun Dramı

Kategori: Oykuler
Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti.
Yanmanın nedeni akşam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün

yapacaklarının aklına gelmesiydi.

Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti.
Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı.
Bitmeli dedi içinden,her gün bu tatsız uyanış bitmeli.’

Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden şekile giriyordu.
Süratle giyinerek dışarı çıktı.
Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, şimdi de bekletmemeliydi.
İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu.
Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi; ’Bulutlar bizim
yaşayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize...’


BULUŞMA VAKTI...

Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra
karşıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.
Simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş’a geçtiler. Yolculuk
sırasında hiç konuşmadılar.

Genç kız,sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti.
Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını...

Beşiktaş’a geldiklerinde bir cafe de
oturdular.

Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini.


’Bana bir şey mi söylemek istiyorsun’ diye sordu. Genç adam gözlerini

kaçırarak ’Evet’ dedi.

Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek ’Söylesene, ne diye

bekliyorsun’ dedi.

Genç adam içini çektikten sonra ’Sence biz nereye kadar gideceğiz?’

diye sordu.

Genç kız, ’Bunu sorma gereğini niye duydun?’ diye yanıt verdi.

Genç adam söze başladı...

’’Birkaç ay önce akşam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için

yazdığım şiiri okumak istemiştim.

Sen bana ’Sırası mı şimdi canim yaa, işin gücün yok mu?’ demiştin.

Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi
hissettim kendimi.

Özür dileyip telefonu kapatmıştım.

Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin.
Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen

de gelmiş, Meral'in ’Sen şanslısın, sevgilin sana bakar’ sözüne ’İşim

yok da sana mi bakacağım, annen baksın’ demiştin.

Hatırladın mı?’’

DUYGUSALLIGI SEVMEM...

Genç kız, ’Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum.
Hem hasta bakıcı gibi göründüğümü de kimse söyleyemez’ diye
yanıtladı. Genç adam güldü, ’Evet canim haklısın.
Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakıcı, hemşire
falan olamazsın.

’ Genç adam devam etti...


’Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel
sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç...
Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin.

Duygusallığı sevmeyebilirsin.

Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun.


Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi
seviyorum.
Seni tanıdığımdan beri her sabah, her akşam her gece yani seni andığım

her saat tatlı bir mesajım vardı senin için
biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.

’ Genç kız anlamıştı, ’Yani ne istiyorsun benden şair olmamı mı?


’ Genç adam tekrar gülümsedi içinden.


Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü.

’Hayır’ dedi,

’Şair olmanı istemiyorum.


Olamazsın da...


BİZ AYRILMALIYIZ.


Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak.’ Genç kız şaşırmıştı,

’Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.’

Genç adam iç çekerek ’Hayır canım, sen beni sevdiğini sanıyorsun.


Eğer beni sevseydin simdi başka şeyler konuşuyor olurduk’ dedi.

Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili

uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek

’Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur...’ dedi.

Genç adam ’Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve

uzun zaman da olacağını sanmıyorum’ yanıtını verdi.

Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada Artık iki

yabancıydılar.


Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, ’Kalkalım istersen’

dedi.


Genç adam ’Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen

kalkabilirsin’ diye yanıtladı.


Genç kız ’Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim’ diyerek elini uzattı.

Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç adam

’İstersen arkadaş kalabiliriz’ dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar.

’BEN DOGRU YAPTIM..."

Genç adam doğru yaptığına inanıyordu.


Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi.

Odasına girdi.

Gece bitmek bilmiyordu.
Sabah erken kalkıp işe gidecekti, uyumalıydı.
Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.
Sabah 7’de saatin ziliyle uyandı.
Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama
vardı.
Yorgun olduğu için duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj

sevgilisindendi. Heyecanla mesajı
açtı, şunlar yazıyordu:


SADECE ONLARI SEVMEYİ SEVDİM,

HEPSiNİ ONLARSIZ YAŞADIM DA,

BİR SENİ SENSİZ YAŞAYAMIYORUM,

BU AŞKI TEK KALPTE TAŞIYAMIYORUM,

SANA YEMİN GÜZEL GÖZLÜM,
BiR TEK SENi SEVDiM,

VE SENi SEVEREK ÖLECEĞiM,

ELVEDA BiRTANEM...

Genç adam şaşırmıştı.
Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın
beşinde yazmıştı.
Heyecanla onu aradı, telefonu yabancı bir ses açtı.
Genç adam ’’Nalan’ la görüşebilir miyim?’’Dedi.
Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de...

’Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti.
Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.

Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini
asmıştı....’

YIĞILIP KALDI...


Genç adam beyninden vurulmuşa döndü.

Bir gün önceki mide ağrısının İki katini çekiyordu şimdi.
olduğu yerde yığılıp kaldı...
Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede.
Doktorlardan biri diğerine karşıdaki hastanın durumunu soruyordu.
Doktor yanıt verdi...’Haaa o mu? Üç ay önce
getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş.

O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış.

Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor.

Geçenlerde merak ettim.
O uyurken gönderdiği numarayı aradım.


Numara 3 ay önce iptal edilmiş.

Gelen mesajlarda bir şiir var.

Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladığım Kadarıyla
şiiri yazan çok duygusal biriymiş...

"ÇEVRENIZDEKİ İNSANLARIN NE HİSSETTİĞİ YA DA NE DÜŞÜNDÜĞÜNDEN O KADAR EMİN OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI ÖĞRENDİĞİNİZDE HERŞEY İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR..."
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/7/2008 - AYRILIK ŞİİRİ

Kategori: Benim Siirlerim
Her satırı
mendireğe dizili karabatağa benzeyen
bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler içinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
boğaz köprüsünün çaldığı
araba vapurunun
boş seferleri
gibi yalnızca rüzgar
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların
acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdığım
ayrılık şiirini okudukça
dalgalanır.

                                      
SUNAY AKIN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/7/2008 - HERŞEY AŞKINA

Kategori: Benim Siirlerim
Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü,
Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda,
Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları,
Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta.

Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda,
Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna,
Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında,
Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda.

Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada,
Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında,
O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda,
Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda.
 
                               CeRoSh66

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Image and video hosting by TinyPic Ana Sayfa
Image and video hosting by TinyPicProfilim
Image and video hosting by TinyPicArşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Image and video hosting by TinyPic icecoral19
Image and video hosting by TinyPic didolata
Image and video hosting by TinyPic safagulsoy
Image and video hosting by TinyPic koookle
Image and video hosting by TinyPic ceyhunclup

Şiirlerim ve Ben